Bu yazıyı yazarken Doğu Ekspresi’ne binmiş değilim; bunu baştan açık söyleyeyim. Ama aylardır bu yolculuğun planını yapıyorum ve neden bu kadar çekici geldiğini anlamaya çalışıyorum. Bu bir tür ön yolculuk notu, belki sonrasında gerçek bir yazı gelir.
Trenin çekiciliği
Uçakla seyahat hızlı ve pratik. Ama aradaki yerleri görmüyorsunuz. Tren ise tersine: araya giren her şeyi görüyorsunuz. İstasyonlar, çiftlikler, kasabalar, nehir yatakları. Yolculuğun kendisi varış noktasından daha önemli hâle geliyor.
Doğu Ekspresi, Ankara’dan Kars’a uzanan uzun bir güzergâhta çalışan bir tren. Güzergâh boyunca Anadolu’nun değişen coğrafyası ve kış aylarında karla kaplı manzaralar çok konuşuluyor. Güncel sefer bilgileri ve bilet satışları için TCDD’nin resmî kanallarına bakmak en doğrusu; talep yoğun olduğu için biletler erken tükenebiliyor.
Nasıl hazırlanıyorum?
Bu yolculuk için tuttuğum bir liste var. Birkaç kitap, bir not defteri, kulaklık, battaniye ve bol bol atıştırmalık. Ayrıca yolculuk süresince internetin kesintili olabileceğini düşünerek film ve podcast bölümlerini önceden indireceğim.
- Biletleri mümkün olduğunca önceden alın; talep yüksek.
- Yatakli vagon ve koltuk seçenekleri arasındaki farkları önceden araştırın.
- Kış aylarında Kars çok soğuk olabilir; kalın giysi şart.
Yavaşlığa dair bir arzu
Trene bu kadar sempati duymamın bir sebebi de, yavaşlığın artık bir lüks hâline gelmiş olması. Her şeyin hızlı olması beklenen bir dünyada, bir gün boyunca pencereden dışarı bakabilmek istiyorum. Bunun hayalini kurmak bile bana iyi geliyor.
Belki de bu yüzden tren hikâyeleri bu kadar çok seviliyor. Yolcuların birbirleriyle konuştuğu, yabancıların aynı kompartımanda sohbet ettiği anlatılar… Gerçekte ne kadar böyle olacağını bilmiyorum; belki herkes kulaklığını takıp kitabına gömülür. Ama ben yine de şansımı deneyeceğim.
Alternatif tren yolculukları
Doğu Ekspresi’ne binmeden önce, Türkiye’de başka tren yolculuklarını da araştırıyorum. Ankara ile İstanbul arasında hızlı tren hattı var; konforlu ve kısa. Daha yavaş ve manzaralı seçenekler için bölgesel trenler de var. Her birinin kendi atmosferi ve tarifesi bulunuyor.
Tren yolculuğunun bir de sosyal bir yanı var. Bu yüzden belki önce kısa mesafede bir deneme yapıp, uzun yolculuğa sonra çıkmak daha mantıklı olabilir. Hazırlığımın bir parçası bu: önce küçük bir tren yolculuğu yapıp ne kadar hoşlandığımı görmek. Haberim olursa buraya yazarım.
Son olarak, bu yazıyı bir söz olarak da görebilirsiniz. Eğer bu kış yolculuğu gerçekleştirebilirsem, ilk yazıyı trende yazacağım. Ve eğer o yazı gelmezse, hayal hâlâ planlama aşamasında demektir. İkisi de bana yeterince keyif veriyor.
Hazırlığımın bir parçası da yolculuk boyunca yapacağım küçük şeyleri düşünmek: pencereden dışarı bakıp not almak, istasyonlarda inip kısa bir yürüyüş yapmak, yanımdaki yolcularla sohbet etmek. Kısacası, bu yolculuğu bir ulaşım değil, bir deneyim olarak planlıyorum.
Pencere kenarında zaman
Bir de şu var: tren yolculuğunda herkesin bir pencere payı oluyor. Dışarıda geçen manzara, kendi düşüncelerinizin de bir yansıması gibi akıyor. Benim için bu, belki de en önemli sebep. Bazen seyahatin amacı bir yere varmak değil, düşünmeye zaman bulmak.
Yolculuğu gerçekleştirdiğimde burada size gerçek notlarımı aktaracağım. Şimdilik sadece bir hayalin planlamasını paylaşıyorum. Sizin binmek istediğiniz bir tren hattı var mı? Yorumlarda yazın, belki listeme eklerim.
Kapak fotoğrafı: Oyuncubaba / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)











