Yapay zekâ asistanları hakkında çok şey duyuyoruz: bazıları mucize, bazıları tehlike diyor. Ben ise bir kullanıcı olarak, gündelik hayatımda neye yaradıklarını gözlemlemeyi tercih ettim. Bu yazı bilimsel bir değerlendirme değil, sadece birkaç aylık kişisel kullanım notum.
Nerede işe yarıyor?
En çok taslak oluşturmada işime yarıyor. Bir e-posta metni, bir toplantı notu ya da bir plan için ilk versiyonu hızlıca elde edebiliyorum. Bu taslağı mutlaka kendi sözlerimle yeniden yazıyorum, ama boş sayfa korkusunu azaltıyor.
İkinci kullanım alanım, yeni konuları öğrenmek. Bir konuyu “bana basit anlat” diye sorduğumda genel bir çerçeve çıkarıyor. Ancak bu cevabı bir başlangıç noktası olarak görüyorum, nihai bilgi olarak değil.
Nerede yanılıyor?
Bu araçlar bazen kendinden emin bir şekilde yanlış bilgi verebiliyor. Bunu birkaç kez yaşadım: bir tarih, bir isim ya da bir kaynak hatalı çıktı. Bu yüzden özellikle sayısal bilgi, tarih, hukuki ya da tıbbi konularda cevapları mutlaka güvenilir bir kaynaktan doğruluyorum.
Bir başka sorun, bazen genel ve yüzeysel cevaplar vermeleri. Daha ayrıntılı bir cevap için sorunuzu net ve bağlamlı sormak gerekiyor. Soruyu iyi sormak, burada gerçek bir beceri.
- Kesin bilgi için daima ikinci bir kaynağa bakın.
- Kişisel, finansal ve sağlık verilerinizi paylaşmayın.
- Çıktıyı kendi sözlerinizle gözden geçirin.
Mahremiyet ve etik
Bu araçlara yazdığınız metinlerin nasıl saklandığı ve kullanıldığı hizmete göre değişiyor. Bu yüzden her kullandığım araçta gizlilik ayarlarını okuyorum ve hassas bilgi paylaşmıyorum. Bu, kendime koyduğum temel kural.
Ayrıca üretilen metni kendi eserimmiş gibi sunmamaya dikkat ediyorum. Yazı, kimin sorumluluğundaysa o kişinin emeğini taşımalı. Araç yardımcı olabilir, ama düşünmeyi onun yerine yapmasına izin vermek istemiyorum.
Benim dengem
Gün içinde belli işler için kullanıyorum; ama yazarken, karar verirken ve yaratıcı işlerde kendi kafamı çalıştırıyorum. Bence araçlar, düşünmenin yerine değil, düşünmenin yanına konumlanmalı.
Çocuklara ve gençlere bu araçları nasıl anlatacağımız da önemli bir konu. Ödev yaparken araçtan hazır cevap almak yerine, soruyu anlamak için yardım istemek çok daha faydalı. Yeğenim bir gün bana bir ödevi nasıl çözdüğünü gösterdi; araçtan sadece açıklama istemişti, sonuca kendisi ulaşmıştı. Bu bence doğru bir kullanım.
Gelecekte bu teknolojilerin okul ve iş hayatındaki yeri konusunda tartışmalar sürecek. Benim önerim, merakla ve eleştirel bir gözle yaklaşmak. Ne tamamen reddetmek, ne de körü körüne güvenmek.
Bu yazıyı da kendi sözlerimle yazdım, ama fikirleri ararken birkaç kez araçtan yardım aldım. Şeffaf olmak istedim.
İyi soru sormak
Bu araçlardan verim almanın yolu, iyi soru sormaktan geçiyor. “Bana bir plan yap” demek yerine, “Üç günlük bir İstanbul gezisi için, bütçem düşük, tarih ve doğa seviyorum, sabahları erken kalkarım” diye yazdığımda çok daha işe yarar sonuçlar aldım. Bağlam ne kadar net olursa, cevap o kadar özel oluyor.
Ayrıca ilk cevabı bir son nokta değil, bir sohbet başlangıcı olarak görüyorum. “Bunu daha kısa yaz”, “şu kısmı açıkla” gibi devam soruları sonucu iyileştiriyor. Yine de çıktıya körü körüne güvenmemek her zaman önemli.
Gelecekte nasıl bir noktaya geleceğini bilmiyorum. Ama şu anki kullanım biçimim bana makul geliyor. Siz nasıl kullanıyorsunuz? Merak ediyorum.
Kapak fotoğrafı: Scoid / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)











