Bir gün çalışırken fark ettim ki, yirmi dakikada on iki kez telefonuma bakmışım. Hiçbirinin önemli bir sebebi yoktu. Sadece bildirim sesi ya da ışığı vardı. O akşam oturup telefonumdaki tüm bildirim ayarlarını gözden geçirdim.
Karar kriteri: insan mı, uygulama mı?
Kendime basit bir kural koydum: bildirim ancak bir insandan geliyorsa açık kalacak. Eş, aile, yakın arkadaş ve iş arkadaşlarının mesajları kalıyor. Alışveriş uygulamaları, oyunlar, haber siteleri ve sosyal medya bildirimlerini ise kapattım. Bu liste uzundu; yaklaşık otuz uygulamanın bildirim iznini kaldırdım.
Haber uygulamalarını kapatmak ilk başta endişe verdi. “Önemli bir şeyi kaçırırsam?” diye düşündüm. Ama gerçekten önemli olan bir şey olduğunda, çevremden birinin bana söyleyeceğini fark ettim.
Ayarlar nasıl yapılır?
Hem Android hem de iOS cihazlarda bildirim ayarlarına sistem ayarlarından ulaşılabiliyor. Uygulama uygulama gezip kapatmak zaman alsa da, bir kez yaparsanız uzun süre rahat edersiniz. Ayrıca telefonların “odak” ya da “rahatsız etmeyin” modları, belirli saatlerde bildirimleri otomatik susturuyor. Benim iş saatlerimde yalnızca birkaç kişi geçebiliyor.
Menü isimleri cihazdan cihaza ve sürümden sürüme değiştiği için ayarların tam yerini burada tarif etmiyorum; cihazınızın yardım sayfasına bakmak daha güvenilir.
- Önce hangi uygulamanın size gerçekten değer kattığını sorgulayın.
- Odak modunu çalışma saatlerinize göre ayarlayın.
- Rozet sayılarını da kapatmayı düşünün.
Ne değişti?
İlk gün garipti. Telefon elimde sessiz ve sakindi, ama alışkanlıktan bakmaya devam ettim. İkinci haftadan itibaren bu refleks azaldı. İşlerime daha uzun süre odaklanabildiğimi ve akşamları daha az yorulduğumu fark ettim. Bunun tamamı bildirimlerle ilgili mi, emin değilim; ama önemli bir etken olduğundan şüphem yok.
Elbette bazı mesajlara geç cevap verdim. İlk başta bu bana kaygı verdi. Ama çevremdekiler zamanla alıştı. Birkaç saat gecikmenin dünyayı yıkmadığını gördüm.
Bundan sonrası
Uygulamaları artık “çağrıldığım için” değil, “istediğim için” açıyorum. Bu fark küçük görünüyor ama büyük. Kontrol bende. İnternetin sunduğu her şeye hâlâ ulaşabiliyorum; sadece onun beni ne zaman çağıracağına ben karar veriyorum.
Bir de alışkanlık takibi yapıyorum: haftada kaç kez telefonu gereksiz yere elime aldığımı işaretliyorum. Birinci hafta yirmi beş, dördüncü hafta sekiz oldu. Rakamlar kesin olmayabilir ama gidişat net. Küçük bir sayaç bile farkındalığı artırıyor.
Bu değişiklikleri yaparken kendime yüklenmedim. Mükemmel bir dijital hayat yok; sadece daha bilinçli bir hayat var. Dilerseniz bu denemeyi bir hafta ile sınırlayın; süre dolduğunda hangi bildirimleri geri açmak istediğinize bakın. Çoğu zaman listenin çok kısa kaldığını göreceksiniz.
Bildirimleri yönetmek için ek öneriler
Bildirimleri tamamen kapatmak istemeyenler için ara çözümler de var. Bazı uygulamalarda yalnızca özet bildirimleri açabilirsiniz; yani anlık değil, günün belirli saatlerinde toplu bir bildirim gelir. Ben alışveriş uygulamalarını bu şekilde ayarladım. Mesajlaşma uygulamalarında ise önemsiz grupları sessize almak büyük rahatlık sağlıyor.
Akıllı saat kullananlar için ek bir uyarı: saatteki bildirimleri de gözden geçirin. Bileğinizde titreyen her bildirim, aslında telefonu cebinizden çıkarmanın başka bir yolu olabilir.
Siz de bir akşam bildirim ayarlarınıza bakın. Belki gerçekten gerekli olan yalnızca üç beş uygulama çıkar.
Kapak fotoğrafı: Acabashi / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)











