Şehirde yaşayanların çoğu gibi bahçem yok. Ama üç metrekarelik bir balkonum var ve bu yıl onu bir köşe bahçeye dönüştürmeye karar verdim. Sonuç mükemmel değil, ama her sabah kahvemi o yeşil köşeye bakarak içmek bana gerçekten iyi geliyor.
Önce balkonu tanımak
İlk adım, balkonun gün içinde ne kadar ışık aldığını gözlemlemekti. Benimki öğleden sonra güneş alıyor ve sabahları gölgede kalıyor. Bu bilgi bitki seçimini belirledi. Güneşi seven bitkiler öğleden sonra bölgesine, gölge sevenler arka köşelere yerleşti.
Rüzgâr da önemli bir etken. Yüksek katlarda saksılar devrilebiliyor. Ben ağır saksılar seçtim ve rüzgâra karşı dayanıklı bitkileri ön plana aldım. Bu, ilk denemede kırdığım iki saksıdan sonra aldığım bir ders.
Dikey düşünmek
Küçük alanlarda yer sınırlı olduğu için dikey kullanımı denedim. Duvara bir raf astım, korkuluğa asılı saksılar yerleştirdim ve bir ahşap kasa üzerinde küçük bir bitki merdiveni kurdum. Böylece zemin boş kaldı ve oturabileceğim bir yer çıktı.
Kasa ve raf için ikinci el ürünleri değerlendirdim. Hem bütçeyi korudum hem de balkona doğal bir görünüm kazandırdım. Yeni bir şey almadan önce evde ne kullanabileceğinizi düşünmenizi öneririm.
- Işık yönünü gözlemleyin ve bitkileri ona göre yerleştirin.
- Dikey rafları ve asılı saksıları değerlendirin.
- Sulama için küçük bir kova ya da sulama kabını balkonda tutun.
Ne diktim, ne öğrendim?
Ev mutfağında kullanacağım otlarla başladım: nane, fesleğen, maydanoz ve kekik. Bunların çoğu balkon koşullarında nispeten kolay yetişiyor. Fesleğen güneşi seviyor ve sık sulama istiyor; nane ise hızlı yayılıyor, bu yüzden ayrı bir saksıya koymak gerekiyor. Aksi hâlde diğer bitkileri bastırabilir.
Domates ve biber denemesi biraz daha zordu. İlk yıl küçük bir sera etkisi sağlamak için saksıları duvara yaklaştırdım. Sonuçta birkaç domates aldım, ama sayıları sınırlıydı. Yine de kendi yetiştirdiğim domatesi salataya katmak, çok farklı bir tat bıraktı.
Mevsimin değişimi
Sonbahar geldiğinde hassas bitkileri içeri aldım. Kışa dayanıklı otlar dışarıda kalabilir ama çok soğukta saksıları sarmak işe yarıyor. Bu konuda yerel bir çiçekçiden tavsiye aldım; bölgenin iklimini en iyi onlar biliyor.
Maliyet ve bakım
Balkon bahçesinin maliyeti, nasıl başladığınıza bağlı. Ben tohumla başladım, bu da fidandan daha ucuzdu. Saksıları çoğunlukla ikinci el buldum veya geri dönüştürdüğüm kutuları kullandım. Toprağı ise bir bahçe mağazasından aldım ve sezon sonunda kompost denemesi yapmaya karar verdim.
Sulama için sabah erken saatleri tercih ediyorum. Yazın sıcak günlerde akşam da bir kez daha su veriyorum. Tatile çıkacağım zaman komşuma ya da bir arkadaşıma bitkilerimi emanet ediyorum. Bu, balkon bahçesinin sosyal yönü; komşularla başlayan sohbetler hoş bir bonus.
Bir sonraki sezon
Gelecek sezon için listemde lavanta ve küçük bir çilek saksısı var. Ayrıca balkona kuşların uğraması için küçük bir su kabı koymak istiyorum. Doğayı eve çağırmak için büyük bir bahçeye ihtiyaç yok; bu yıl bunu gerçekten öğrendim.
Balkon bahçesi bana şunu öğretti: doğayla temas etmek için büyük bir alana ihtiyacınız yok. Küçük bir saksı bile günün başında sizi bir an durdurabilir. Ve bu durma anı, bazen en değerli şey.
Kapak fotoğrafı: W.carter / Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0)











